Adana ilinde Pozantı ilçesine 9 km mesafede Torosların kalbinde bulunan Belemedik Tabiat Parkında 3 günlük bir kampın kısa özetidir bu yazı.

Giriş
Parkın girişinde Alman harabelerinin bulunduğu alanda günübirlikçiler ve mangalcılar için güzel bir alan bulunmaktadır. Alanda güzelce de bir restoran ve beraberinde getirdiği tesisler var.(Tuvalet, alışveriş imkanı vs. gibi.)
Tabi burası kalabalık olduğu için pek kamp için uygun değildir ancak bazı tatlı su kampçıları restoranın hemen karşısına çadır kurmayı tercih etmektedir.
Parka girdiğinizde nehri solunuza, tesisleri sağınıza alınca direkt devam edip ormanın derinliklerinde istediğiniz gibi kamp yapabilirsiniz. Çünkü mangalcılar pek o kısımlara ilerlemeye yanaşmıyor.

Ormanlık alanın dereyle birleştiği kesimlerde güvenilir bir yer bulup kamp yapabilirsiniz ancak dereyle olan mesafenizi iyi ayarlamanız toprak kaymaları açısından çok önemli. Bazı kesimlerde arazi biraz zorlayıcı olabiliyor, o sebepten geri dönüş yolunu hesaba katarak kamp yeri seçiminizi yapın.
Yakacak odun bulmak açısından piknik alanından uzaktaysanız çok sıkıntı yaşayacağınızı sanmıyorum ancak piknik alanının etrafı sizden öncekiler tarafından temizlenmiştir. Her halükarda ormanın içinde bir sürü devrilmiş ölü ağaç bulunmakta ve kullanıma hazır.

İçme suyunuzu dereden temin etmeyecekseniz önceden almanızı tavsiye ederim. Gerçi piknik alanında çeşme bulabilirsiniz yürümeyi sevenlerin kendi insiyatifine kalmış bir husus.
Hava durumu ve iklime gelecek olursak, zamana bağlı bir olay olduğundan en iyisi gitmeden önce doğa koruma ve milli parklar genel müdürlüğünün websitesini ziyaret edip parkla ilgili güncel verileri kontrol etmeniz olur.
Tabiat parkı daha herhangi bir özel işletmeye devredilmediği için bizden herhangi bir ücret talep eden olmadı.(05.09.2020)
Alan ile ilgili benim tecrübelerim:
Size tavsiyem bol bol yürüyüş yapıp dere boyunca ilerlemeniz ve doğanın size sunduğu manzaraların keyfini çıkarmanız. Nehri takip ettiğinizde kendinizi küçük göletler ve şelalelerle dolu bir kanyonda buluyorsunuz. Suyun içindeki yavru balıklar, kayalarda saklanan yengeçler, kıyıda bulunan çeşitli vahşi hayvan izleri insanı mest ediyor.(videolar instagram hesabımda var.)


Vahşi hayvan olarak bölgede Kurt, Çakal, Tilki, Yaban Domuzu, Vaşak, Kuyruk süren, Porsuk, Oklu kirpi, Kirpi, Kokarca, Yarasa bulunuyor(milli parklar websitesinden alınmıştır.) ve gezerken dikkatli iseniz eğer izlerine rastlamak mümkün.
Güvenlik açısından gece herhangi bir yırtıcı hayvana denk gelmedik ancak yaban domuzları her iki gece saat 3-4 civarı ziyaretimize gelip etrafı kolaçan ettikten sonra taşkınlık çıkarmadan veda ettiler. Tedbir amaçlı yanınızda silah bulundurmanızı tavsiye ederim.
Yukarıda belirttiğim gibi nehir balık kaynıyor ve gündüz vakti ellerinde ağlarla balıkçılık yapan yerlilere rastlamanız pek mümkün. Ancak oltayla pek avlanacak balıklar olduklarını düşünmüyorum.

Alanda yapılabilecek en güzel uğraşın doğa ve manzara fotoğrafçılığı olduğunu düşünüyorum. Çelik gibi kaya dağların yükselişi ve onlara tırmanırcasına yükselen ağaçların oluşturduğu manzaranın güzelliği öyle büyüleyici ki saatlerce ateş başında seyre dalıp zamanın akışını unutabilirsiniz.
Dağların arasında kaldığımız için gece çöktüğünde ortam zifiri karanlığa bürünüyordu ve ayın ışığı bile ay tam tepeye yükselmeden bir fayda sağlamıyordu, dağlar yüzünden yükseklerde değilseniz karanlığa da erkenden yakalanıyorsunuz.
Son olarak sizi her ne kadar uygun olmasa da macro çekim 40mm lens ile çekmeye çalıştığım manzara fotoğrafları ile baş başa bırakıyorum.
Alan ile ilgili daha farklı fotoğraflar ve videolar için instagram sayfamı ziyaret edebilirsiniz.













