
- Yine bir UPTODATE makalesi özeti , çevirisi ve artı benim dokunuşum ile karşınızdayım, orijinal ismi ve yazarları fotoğrafta mevcut.
Hızlıca bir giriş yapmam gerekirse, her gün karşımıza türlü türlü diyetler ve karbonhidrat tüketimi ile ilgili türlü fikirler insanlara sunuluyor ve zihinleri karıştırılıyor. bu özetin amacı ise sizlere doğru bilgiyi gerçek bilime ve araştırmalara göre sunmak.
Yüksek karbonhidrat (KH) tüketimi kandaki HDL (iyi kolesterol) seviyesini düşürüyor ve kanda şeker, insülin, trigliserit (yağ) seviyelerini yükseltiyor. Bu yetmezmiş gibi kan basıncını da yükseltiyor ve tüm bunlar bir araya gelince; tip 2 diyabet ve koroner kalp hastalığının yegane sebebi insülin direnci sendromu dediğimiz olay meydana geliyor!

Karbonhidratları sınıflamamız gerekirse:
- basit KH ( kaçınılması gereken grup! şekerler vs.)
- kompleks KH olarak ayırabiliriz. (uzun zincirlilerdir, yedikten sonra kan şekerini daha yavaş yükseltir ve bu bizim işimize yarayacak!)
Ancak bu kadarı ile bitmiyor, araştırmalar kompleks kh ların ise kendi içlerinde tüketim sonrası kan şekerini farklı şiddetlerde yükselttiğini ve akabinde bu şiddete göre farklı insülin yükselişleri olduğunu göstermiştir!
O yüzden kompleks KH alıyorum bana bir şey olmaz demeyin çünkü bu araştırmalara göre pataes veya beyaz ekmek tüketiminin saf toz şeker tüketiminden pek bir farkının olmadığını göstermiştir!
İşte burada bize yol göstermek için bir kavram daha ortaya çıkıyor,
GLİSEMİK İNDEKS (Gİ):
Kısaca gıdanın alımından sonra kan şekerini yükseltme gücünü söyleyen bir kavramdır, ne kadar düşük ise o kadar iyi! (iyiler için yani Gİ’si düşükler: arpa, yulaf, çavdar, makarna.)
Sınıflamada bize yardımcı olan bir diğer kavram ise GLİSEMİK YÜKTÜR!
Sonuç olarak karbonhidrat tüketecekseniz glisemik indeksi ve glisemik yükü düşük olanları tercih etmeniz size faydalı olacaktır.

Gelelim faydalı spot bilgilerimize:
Genel olarak liften fakir olan KH ların Gİ ve GY leri yüksek olup pek sağlıklı değillerdir.
Liften fakirden kastımız patates, normal ekmek, tatlandırılmış içecekler ve rafine edilmiş işlenmiş un ve şeker içeren her şey, liften zenginler için ise tam buğday ürünleri, baklagiller, meyveler ve sebzeler örnek olabilir.
Unutmayalım ki tam bir buğday veya tahıl tanesi işlendikten sonra bütün vitamin, mineral, fitobesinler ve lif değerini kaybediyor!
Bu arada marketlerde bulduğunuz gıdaların besin değerlerine inanmamanızı tavsiye ederim çünkü bir çok firma hiçbir işe yaramayan hatta toksik olan sentetik lifleri ürünlerine ekleyip ve sağlıklı ürün diye millete yutturuyor, üstelik sağlık otoriteleri bundan haberdar ve hiçbir yaptırımları yok, Örnek ünlü FDA!
Yine tam buğday veya tam tahıl diye bizlere yedirdikleri ürünlerin neredeyse %49’u rafine edilmiş ve sadece %51’i tam tahıl içeriyor ve yine değerli sağlık otoriteleri bu olaya göz yummaktadır, örnek FDA!

Tam tahılın bir diğer faydası ise tüketim sonrası gıdanın sindirimini yavaşlatması ve kan şekerinin birden yükselmesine engel olmasıdır, bu ise tokluk süremizi arttırıp, insülinin birden yükselmesine engel olmaktadır.
Tam tahıl ile beslenme beden kitle indeksinizi yani kilonuzu düşük tutmanıza yardımcı olur, aynı zaman sizi kalp hastalıklarından, diyabetten ve yüksek tansiyon hastalığından korur!
Tam tahıllar aynı zamanda kandaki kolesterol seviyenizi düşürür.
Tam tahıl ve yüksek lifli karbonhidratlar ile tip 2 diyabetten korunabilirsiniz, tam tahıllı bir öğün kan şekerinizi ölçülü bir şekilde yükseltir ve vücut ise ölçülü bir şekilde insülin üretir, böylece insülin direnci dediğimiz olay meydana gelmez, kan şeker toksisitesi yaşanmaz, pankreasınız insülin üretmekten yorulmaz ve diyabet olmazsınız.
Yoğun insülin üretimi (yüksek glisemik indeksli ve glisemik yüklü şekerli öğünler sonrası) veya dışardan alımı (diyabet hastalarında) karsinogenez dediğimiz en son kansere sebep olan süreç ile birebir ilişkilidir!
Yani, tam tahıllı, lifli ve düşük glisemik indeksli beslenerek kendinizi kanserden korursunuz!
SONUÇ:
Sağlıklı beslenmek için:
- karbonhidrat tüketimini azaltın, yerine protein alın.(illa et ve hayvansal ürünler değil, baklagiller gibi bitkisel proteinlere ağırlık verin.)
- KH’ı azaltın yağ tüketimini arttırın.(yanlış anlaşılmasın yağdan kastımız tereyağını lıkır lıkır için değil, yine az işlenmiş mümkünse işlenmemiş bitkisel yağları kastediyoruz, örneğin kuruyemişler!)
- Düşük Gİ’li beslenin.
- Yukarıdaki 3 maddeyi kombine edin!
Şuraya da Sydney üniversitesinin glisemik indeks hesaplayıcısının linkini bırakıyorum:
Sizler için önereceğim bu lezzetli yüksek lifli ürünleride deneyebilirsiniz:

Saf yulaf beta-glukanı:







Hocam az önce beta glukan aldıktan sonra bu yazıyı okumak çok iyi geldi.Emekleriniz için teşekkürler
BeğenLiked by 1 kişi
Ben teşekkür ederim Ferdi hocam, değer verip okuduğunuz gururlandırdı.
BeğenBeğen